SiteMiz KapaLıdır [BakımDa]

SiteMiz KapaLıdır [BakımDa]

Sitemiz uzun Bir aradan Sonra tekrar OnLine olcaktır.. ayrıca sitemiz 6 Nisan 2011 tarihi itibariyLe bakıma alınmıştır.. en kısa sürede tekrar hizmet vermeye calışacağız.. Sitemize yeni bilgili admiler alınakcatır..
 
AnasayfaAna sayfaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Facebook HackroaRs
En son konular
» Bu sene kim şampıyon olur?
Çarş. Nis. 27, 2011 6:34 am tarafından 

» Tüm üyeLerimize duyuru..!
Cuma Nis. 08, 2011 10:44 pm tarafından 

» turkojan 4.0 (gold edition) videolu anlatımm
Perş. Mart 17, 2011 6:16 am tarafından reda

» n keylogger v12 gel hackadim
Cuma Ara. 24, 2010 8:16 pm tarafından merotova

» ProRat en iyi 20 özellikli sizi eqlendiren hacker programı!!!
Perş. Ara. 23, 2010 5:09 am tarafından iboksk23

» Not defterinden virüs yapma gel birden fazla virüs kodu var!!!!!
Perş. Ara. 23, 2010 3:55 am tarafından iboksk23

» 2011'in ilK msn hack programi!
C.tesi Kas. 13, 2010 2:23 am tarafından qnayf

» 2011'in ilK msn hack programi!
C.tesi Kas. 13, 2010 2:23 am tarafından qnayf

» İşte ÖzeL HEsapMakınası
C.tesi Haz. 05, 2010 3:43 am tarafından 

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi Digg  Sosyal yer imi Delicious  Sosyal yer imi Reddit  Sosyal yer imi Stumbleupon  Sosyal yer imi Slashdot  Sosyal yer imi Yahoo  Sosyal yer imi Google  Sosyal yer imi Blinklist  Sosyal yer imi Blogmarks  Sosyal yer imi Technorati  

Sosyal bookmarking sitesinde VeBaHaCKTeaMS adresi saklayın ve paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde SiteMiz KapaLıdır [BakımDa] adresi saklayın ve paylaşın
Istatistikler
Toplam 175 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: rechko

Kullanıcılarımız toplam 448 mesaj attılar bunda 397 konu

Paylaş | 
 

 ilk bilgisayar korsani kevin mitnick

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj




Kayıt tarihi : 31/12/69

MesajKonu: ilk bilgisayar korsani kevin mitnick   Çarş. Ocak 20, 2010 3:01 am

<font color="#ffff00">Kevin Mitnick. 44 yaşında<br>(06-08-1963). Gelmiş geçmiş en büyük hacker olarak kabul ediliyor. 5<br>yıl hapiste kaldıktan sonra 2000 yılında koşullu olarak serbest<br>bırakıldı. Koşullardan birisi telefona ve bilgisayara dokunmamak. Bu<br>koşulun başlıca nedeni daha önce de hapse giren Kevin’ın intikam olarak<br>kendisini mahkum eden yargıca, kendisini suçlayan savcıya vb. oyunlar<br>oynaması. Örneğin, bir seferinde telefon numarası öğrenme hattını<br>(bizdeki 118 hizmeti) bir yargıcın telefonuna yönlendirmiş. Sevmediği<br>birisinin telefonunu aylarca arızalı olarak göstermiş. Bir başkasının<br>telefonuna binlerce dolarlık faturalar gönderilmesini sağlamış. Telefon<br>ve bilgisayar sistemlerini avucunun içi kadar iyi bildiği tartışılmaz.<br>Kevin Mitnick sorunlu bir aileden geliyor. Kevin üç yaşındayken anne ve<br>babası ayrılmışlar. Amcası madde bağımlısı. Bir seferinde cinayetle<br>suçlanmış. Üvey kardeşi Adam aşırı dozda uyuşturucu kullanmaktan ölmüş.<br><br>Annesi Shelly lokantalarda garsonluk yaparak hayatını kazanıyor ve sık<br>sık erkek arkadaş değiştiriyordu. Kevin annesinin arkadaşlarından<br>birisine yakınlık duymaya başladığı zaman annesinin hayatına başka<br>birisi giriyordu. Kevin’ın gerçek babası ile ilişkisi çok azdı. Sık sık<br>yer değiştiriyorlardı, düzenli bir hayatları yoktu. Kevin’ın sürekli<br>değişen arkadaş çevresine karşı telefon iletişiminden başka bir<br>seçeneği yoktu. Bu yüzden telefon sistemlerini iyi öğrenmesi<br>gerekiyordu. Öğrendi de...<br><br>1978’de Kevin Mitnick amatör radyoculukla uğraşıyordu. Bir yandan da<br>telefon sistemleriyle ilgileniyordu. İnsan ilişkileri kötüydü, hemen<br>herkesle takışıyor ve kavga ettiği herkese kin besleyip zarar vermeye<br>çalışıyordu. Örneğin, telefon hatlarının kesilmesini sağlıyordu. Kin<br>tutma ve sevmediği insanlara teknolojik zararlar verme huyu hep devam<br>etti. <br>Kevin 1978 yılında amatör radyo sistemleriyle uğraşırken Roscoe ile<br>tanıştı. Kevin’ın Roscoe ile ilişkisi hep sürecekti. 1995 yılında<br>yakalandığında ilk aradığı kişi Roscoe olmuştu. Roscoe, daha kolay kız<br>arkadaş bulmak için, o zamanlar ABD’de yaygın olan telefon konferans<br>sistemlerinden birisini işletiyordu. Roscoe teknolojinin bu yönünü<br>seviyordu: Kız arkadaş bulmasına yardımcı olmasını. İleride bu sayede<br>tanıştığı ve yattığı kızların sayısını anımsamadığını söyleyecekti.<br>Roscoe bu bilgilerini yazıya dökecek ve “Ev Bilgisayarınızı Kullanarak<br>Kadınları Baştan Çıkarma Kılavuzu” adlı bir kitapçık da yazacaktı.<br>Roscoe’nun kız arkadaşı Susan ise gündüzleri santral operatörlüğü<br>geceleri fahişelikle para kazanıyordu. Susan da sevgilisi Roscoe<br>sayesinde telefon sistemlerine ve daha sonra da bilgisayar sistemlerine<br>girmeye başladı. Bu garip üçlüye katılan bir başkası, Steven da telefon<br>sistemleri konusunda bilgili birisiydi. Dördü çok uyumlu olmasa da iyi<br>bir gurup oluşturdular. İçlerinde teknik olarak en iyileri Kevinken,<br>gurubu bir arada tutan kişi ve gurubun beyni Roscoe idi. Kevin ve Susan<br>birbirlerinden nefret ediyorlar ama ortak arkadaşları (ve Susan’ın<br>sevgilisi) Roscoe yüzünden birbirlerine katlanıyorlardı. <br><br>Bu guruptakiler telefon sistemini telefon firmalarının çalışanlarından<br>daha iyi biliyorlardı. Gizli bilgileri ve kişisel bilgileri elde<br>etmeleri çoğunlukla sosyal mühendisliğe dayanıyordu: Sızmak istedikleri<br>sistemdeki birilerini arayıp, onların bir şeylere kızmış üstleri gibi<br>konuşup, onlardan bilgi alıyorlardı. Roscoe bu işi bilime<br>dönüştürmüştü. Bir deftere çalışanların kişiliğine ait birçok bilgi<br>giriyordu: Üstü kim, altında kimler çalışıyor, yardımcı olmaya çalışan<br>birisi mi yoksa soğuk birisi mi, çaylak mı, deneyimli mi. Hatta onların<br>hobileri, çocuklarının adları vb. bile defterinde bulunuyordu.<br>Elde ettikleri bilgileri para için kullanmıyorlardı. Sistemlere<br>girebilmek, onları tanımayan birisine ilişkin en ayrıntılı bilgileri<br>elde etmek vs. onlara yetiyordu. Bir seferinde bu dörtlü telefon<br>numarası öğrenme servisini kendilerine yönlendirdiler ve telefon<br>numarası soranlara “Beyaz mısınız zenci mi? Telefon kataloglarımızı<br>ayrı ayrı da” gibi sorular yönelttiler. Bu tür şeylerle çok<br>eğleniyorlardı. <br><br>Daha sonra uzmanlık alanlarını telefon sistemlerinden bilgisayarlara<br>kaydırdılar. Roscoe üniversitelerin bilgisayar sistemlerinde dolaşırken<br>Susan askeri bilgisayarlara giriyordu. <br>Kevin Mitnick’in fotoğrafik bir belleği vardı. Birçok parolayı içeren<br>bir listeye biraz baktıktan sonra listeyi saatler sonra bile bire bir<br>tekrarlayabiliyordu.<br>Bir süre sonra Kevin ile Roscoe özellikle Susan’ı dışlayacak şekilde<br>vakit geçirmeye başladılar. Susan bu durumdan memnun değildi. Üstüne<br>bir de Roscoe’nun başka bir kızla nişanlanması eklenince<br>memnuniyetsizliği arttı. Memnuniyetsiz ve bilgili herhangi bir kadının<br>yapabileceği şekilde intikam almaya karar verdi. <br><br>1980 yılının Aralık ayında US Leasing adında, elektronik cihazları<br>kiralama konusunda uzman bir firmanın bilgisayarlarına girildi.<br>Kendisini Digital Equipments firmasının teknisyeni olarak tanıtan<br>birisi US Leasing’i arayıp sistemdeki bir arızayı çözmek için geçerli<br>bir kullanıcı adı, parolası ve bağlantı için telefon numarası sordu. Bu<br>bilgileri şüphelenmeden karşı tarafa veren firma çalışanı ertesi gün<br>Digital Equipments firmasını aradığında böyle bir kimsenin olmadığını,<br>firmalarının onlar tarafından aranmadığını öğrendi. Aynı gece boyunca<br>firmanın yazıcıları sürekli olarak “Sistem kırıcısı döndü. Sistem A<br>üzerindeki disklerinizi ve yedeklerinizi uçurmaya az kaldı. Sistem B’yi<br>zaten uçurmuştum. Bunları geri yüklerken eğleneceğini umuyorum, seni<br>.öt deliği”, “Öç alma zamanı”, “yasak YOU, yasak YOU, yasak YOU” vb.<br>ifadeleri basıyordu. Bütün zemin kağıtla kaplanmıştı. Kağıtlarda arada<br>bir insan adları da görünüyordu: Roscoe, Mitnick, Roscoe, Mitnick. <br>US Leasing’e kimin girdiği anlaşılamadı. Roscoe ve Kevin bunu Susan’ın yaptığını iddia ederken Susan da onları suçluyordu.<br>Susan’ın intikam çabaları devam etti. Roscoe’nun firmasını arayarak<br>onun bilgisayar terminallerini izinsiz kullandığını ihbar etti. Bunun<br>sonucunda Roscoe işten atıldı. Bu arada Roscoe ve Kevin’ın telefon<br>kayıtlarını takip ediyor ve nereleri aradıklarını ne yaptıklarını<br>saptamaya çalışıyordu. Roscoe ve Kevin takipten kurtulmak için sık sık<br>telefon numaralarını değiştiriyorlardı. Buna karşılık Susan da onların<br>evlerine kadar gelip telefon hatlarına saplanıyor ve bir telefon<br>aparatıyla bağlı bulundukları santralde özel bir numarayı arayıp<br>(Telekom çalışanlarının kullandıkları bir teknik) numarayı öğreniyordu.<br>Sonra bu tekniği kullanamamaya başladı: Kevin daha bilgili olduğu için<br>santralın bilgisayarına girip kendi telefonunun bu şekilde bulunmasını<br>engellemişti. Sonra da Kevin, Susan’ın telefon görüşmelerini dinleyerek<br>karşı kanıt toplamaya başladı. Susan yeni edindiği erkek arkadaşına<br>telefonda mesleğinin inceliklerini ve ücretlerini bir bir açıklıyordu:<br>“sen baskınsan yarım saati 45 dolar, sen pasifsen 40 dolar ve<br>“güreşmek” istersen 60 dolar”. Bu arada Roscoe kendisini ve ailesini<br>tehdit ettiği iddiasıyla Susan’ı savcılığa şikayet etti. Susan zor<br>durumda kalmıştı ama öç almak için hala bir fırsatı bulunuyordu.<br>Savcılık ve emniyet görevlilerine Kevin ve Roscoe’nun yaptıkları işleri<br>anlattı ve bu bilgilere karşı korunma istedi.<br><br><br>1981 yılında Kevin ve Roscoe ABD’nin en büyük Telekom şirketlerinden<br>birisi olan Pasific Bell şirketinin Los Angeles’daki COSMOS merkezine<br>girmeye karar verdiler. COSMOS, telefon firmaları tarafından her türlü<br>iş için kullanılan veritabanı programının adıydı ve Digital Equipments<br>firmasının bilgisayarları üzerinde çalışıyordu. Ülke çapında yüzlerce<br>COSMOS sistemi kuruluydu. Bu sistemde 10-15 civarında komutun nasıl<br>kullanıldığını iyi bilmek gerekiyordu. Bunu da merkezin çöp kutularını<br>karıştırarak elde ettiler. Çöpler arasında yazıcı çıktıları,<br>çalışanların birbirlerine gönderdikleri notlar (parolalar dahil olmak<br>üzere) ve buna benzer bilgiler vardı. Daha fazla bilgiye gereksinimleri<br>olduğunu anlayınca kendilerini merkezin çalışanları olarak tanıtıp<br>içeri girdiler. Şirket çalışanlarının bilgilerinin yer aldığı bölüme<br>bazı adları eklediler. Digital Equipments bilgisayarları kullanan<br>yerleri bir Digital Equipments çalışanıymış gibi aradıklarında bu<br>adları kullanıyorlardı. Eğer karşı taraf kontrol etmek için COSMOS<br>merkezini ararsa bu adlara rastlanacak ve arayan kişinin gerçekten<br>Digital Equipments’da çalıştığı sanılacaktı. Bir yöneticinin odasından<br>da COSMOS’a ilişkin birçok kılavuz alıp çıktılar. Ama fazla ileri<br>gitmişlerdi. Yaptıkları iş hacker’lık falan değil düpedüz hırsızlıktı.<br>Ertesi sabah odasına daldıkları yönetici işyerine gelince kılavuzların<br>eksik olduğunu fark etti. Çalışan kayıtları arasında da tanımadıkları<br>adları kolayca fark edebildiler ve şirketin güvenlik departmanına haber<br>verdiler. Onlar da emniyet görevlilerine haber verdiler: Susan’ın bilgi<br>verdiği emniyet görevlilerine.<br><br>Polisin, Kevin’ın evini basması uzun sürmedi. Kevin evde yoktu.<br>Polislerin buldukları şeyler arasında COSMOS merkezi ile ilgili hiçbir<br>şey yoktu ama genel olarak telefon ve bilgisayar sistemlerine ilişkin<br>çok şey vardı. COSMOS güvenlik görevlilerinin ifadelerine dayanarak<br>tutuklama kararı çıkartıldı. Kevin sinagoga gitmişti. Ailece pek dindar<br>olmasalar da Kevin sık sık part-time çalışmakta olduğu sinagoga<br>gidiyordu. Polisleri karşısında gören Kevin kaçmak istedi ama kısa bir<br>araba takibi sonunda yakalandı. Kevin yakalandığında dağılmıştı: Çok<br>korktuğunu söylüyor ve ağlıyordu.<br><br><br>Savcı, Kevin’ı ve Roscoe’yu hırsızlık ve bilgisayara izinsiz girme ile<br>suçladı. Duruşmadan hemen önce Kevin iki konuda suçlu olduğunu kabul<br>etti. Bu yolla Roscoe’ya ihanet ediyordu ama ıslahhaneye gitmekten<br>kurtulmayı umuyordu. Kurtuldu da. Aldığı ceza (ceza bile denilemez) 90<br>günlük bir inceleme ve 1 yıllık gözetim idi. Diğer arkadaşları da 3-5<br>ay arası cezalar aldılar. Kevin’ın arkadaş gurubuyla da görüşmemesi<br>gerekiyordu. <br>Guruptaki kişiler cezalarını çekerken Susan da büyük bir aşama kat etti<br>ve güvenlik konusunda danışman olarak çalışmaya başladı. Hatta bu<br>sırada Washington’a gidip senatörlere ve yüksek düzey askeri personele<br>bilgi bile verdi. <br><br>Kevin bu sırada Lenny adında başka bir arkadaşıyla en iyi bildiği işe<br>devam ediyordu: Bilgisayarlara ve telefon sistemlerine girmek. En çok<br>rastladıkları bilgisayarlar Digital Equipments firmasının mini<br>bilgisayarlarıydı. Önceleri PDP serisi bilgisayarlar daha sonra ise VAX<br>serisi bilgisayarlar. Bu bilgisayarlar üniversitelerde ve Telekom<br>firmalarında çok yaygın olarak kullanılıyorlardı. Kevin ve arkadaşı<br>Lenny en çok da Güney Kaliforniya Üniversitesinin bilgisayarlarına<br>giriyorlardı. Bu da tekrar başlarının belaya girmesine neden oldu. Bir<br>akşam üniversitenin terminallerinde "çalışırken" yakalandılar. Bu sefer<br>Kevin kolay kurtulamadı: Bir ıslahhanede 6 ay geçirmesi gerekti. Bu<br>arada Los Angeles polisi için de bilgisayar güvenliği konusunda bir<br>videobant hazırladı. 1983'ün sonlarında serbest kaldı.<br><br>Kevin bir aile dostunun yanında çalışmaya başladı. Ama çalıştığı<br>yerdeki tek bilgisayarı bütün gün boyunca kullanması patronunun<br>dikkatini çekti. Patronu Mitnick'in neler yaptığını pek anlamıyordu ama<br>Kevin'ın bilgisayar başında kredi kartları sorgulaması yaptığını fark<br>ediyordu ve kaygılanıyordu. Kaygılarını anlatmak için polis teşkilatına<br>ziyaret yaptı; Kevin Mitnick'in belalısı polis dedektifi ile görüştü.<br>Dedektif de o sıralar Kevin ve arkadaşı Rhoades için bir soruşturma<br>yürütüyordu. Soruşturma konusu bir Telekom firmasının kodlarını<br>kullanarak uzak mesafe görüşmeleri yapmalarıydı. Aynı zamanda MIT'nin<br>çalışanlarını elektronik ortamda tehdit ediyorlardı. Bu sıralarda<br>amatör radyo yayınlarıyla yaptığı kabalıklar Kevin'ın amatör radyo<br>lisansını kaybetmesine neden olmuştu. Dedektif için bütün bunlar<br>yeterliydi ve Kevin için bir arama ve tutuklama kararı çıkarttı. Evini,<br>işyerlerini aradılar ama Kevin'ı bulamadılar. Hapishaneye girmektense<br>kaçmayı tercih etmişti. <br><br>1985'in yazında Kevin tekrar ortaya çıktı. Hakkındaki tutuklama kararı<br>zaman aşımına uğramıştı. Tekrar arkadaşı Lenny ile ilişkiye geçti.<br>Lenny çalıştığı yerlerdeki bilgisayarları Kevin'ın kullanımına<br>açıyordu. Bu sırada ABD'nin en büyük (CIA ve FBI'dan daha büyük) haber<br>alma teşkilatı olan NSA (National Security Agency) bilgisayarlarına da<br>girmeye başladı. Yaklaşık altı ay içinde Los Angeles bölgesi içindeki<br>hemen tüm mini bilgisayarlara girmelerini sağlayacak kullanıcı<br>hesaplarını elde ettiler. Bu sırada NSA'in sıkıştırmasıyla Lenny işten<br>kovuldu (girdiği işlerin çoğundan kovuluyordu). <br><br>Kevin 1985'in Eylül'ünde bir bilgisayar okuluna yazıldı. Başarılı bir okul dönemi geçiriyordu. <br>Kevin'ın kızlarla arası hiç iyi olmamıştı. Bu yüzden 1987 yılında,<br>arkadaşlarına evleneceğini söylediğinde herkesi şaşırttı. Gelin adayı<br>bir telefon şirketinde yönetici olarak çalışıyordu (Kevin kızın nerede<br>çalıştığını duyduğunda gülmekten az kalsın yere yuvarlanıyordu) ve<br>Kevin'la okulda tanışmışlardı. Kevin ve arkadaşı birlikte yaşamaya<br>başladılar.<br><br>Kevin, UNIX işletim sisteminin bir çeşidini üretip satan Santa Cruz<br>Operation (SCO) firmasının bilgisayarlarına girdi. Bir sekreterin<br>hesabını kullanıyordu. Eylemleri fark edildi. SCO yetkilileri Telekom<br>şirketiyle işbirliği yaparak bağlantının kaynağını bulmaya çalıştılar.<br>Bu iş normalde onlar için çocuk oyuncağıydı. Ama bu sefer bir zorlukla<br>karşılaştılar: Bağlantıyı izlemeleri engelleniyordu. Kevin saatlerce<br>bağlı kaldığı halde hattı bulunamıyordu. Bir süre sonra Kevin firmanın<br>programı olan XENIX'i kopyalamaya çalıştı. Artık çok olmuştu. Bir<br>seferinde dikkatsiz bir şekilde bağlanınca nereden bağlandığı saptandı.<br>Evi yerel polis tarafından basıldı. Evde bilgisayar, modum (polis<br>kayıtlarında böyle görünüyordu), telefon bağlantı aparatı, 55 adet<br>disket çeşitli kitap ve kılavuzlar ile bir adet tabanca buldular. Kevin<br>ve arkadaşı için tutuklama kararı çıkartıldı, sonra arkadaşının bu işin<br>içinde olmadığı anlaşılınca onun kararı kaldırıldı. Dava sürerken Kevin<br>ve arkadaşı evlendiler. SCO davası Kevin'ın suçunu kabul edip<br>işbirliğine yanaşması ile bitti. <br><br>1988 yılında Kevin ve arkadaşı Lenny bir başka okula girdiler. İlk<br>yaptıkları şey okulun bilgisayarındaki bütün dosyaları manyetik bant<br>kartuşlarına kopyalamaya çalışmak oldu ve bu iş sırasında yakalandılar.<br>Okulun sistem sorumlusu gecikmeden polise haber verdi. Polisin elinde<br>yeterince bilgi vardı ve Kevin'ı hapishaneye tıkıp orada uzun süre<br>tutmak için ellerinden geleni yapmaya kararlıydılar. Ama polis,<br>üniversite, Telekom şirketi ve Digital Equipments arasındaki<br>koordinasyonsuzluk yüzünden hiçbir şey yapılamadı. <br>Çalışmaları için Lenny’nin işyerindeki bilgisayarları kullanıyorlardı.<br><br>Kevin ve Lenny'nin şimdiki amaçları Digital Equipments firmasının en<br>değerli yazılımı olan VMS işletim sistemini elde etmekti. Bunun için<br>Arpanet içinde gezinmeye başladılar. Arpanet içindeki bir askeri<br>bilgisayara girmeyi başardılar ve onu çaldıkları yazılımları saklamak<br>için kullanmaya başladılar. Bu bilgisayara girdikleri anlaşılınca başka<br>bilgisayarlara geçtiler: Güney Kaliforniya Üniversitesinin<br>bilgisayarlarına. Bilgisayarlara giriyorlar, onların üzerinden<br>Arpanet'e çıkıyorlar ve bir yerlerden aldıkları VMS'in kaynak kodunu bu<br>bilgisayarlara kopyalamaya çalışıyorlardı. Kopyaladıkları kod VMS'in<br>alelade bir sürümü de değil 5.0 sürümüydü. Bu sürüm henüz müşterilere<br>dağıtılmaya başlanmamıştı ve bulunabileceği tek yer Digital<br>Equipments'ın iç ağı olan Easynet idi. Kevin ve Lenny gerçekten de bir<br>zamandır Easynet'e giriyorlardı. Girmekle kalmayıp Easynet içinde<br>çalışanların birbirleriyle yazışmalarını da izleyebiliyorlardı. Bu<br>yazışmalar arasında iki kişi dikkatlerini çekti. Birincisi bir VMS<br>güvenlik uzmanıydı. İkincisi ise sürekli olarak bu uzmanla yazışan ve<br>İngiltere'deki bir üniversitede çalışan bir başka uzmandı. İkinci uzman<br>sürekli olarak bulduğu güvenlik açıklarını ilkine gönderiyordu. Tabii,<br>bunlar Kevin ile Lenny'nin eline de geçiyordu. <br><br>VMS’in kaynak kodunun üniversitenin bir bilgisayarına aktarılması<br>bittiğinde sıra dosyaları bir manyetik bant kartuşuna kopyalamaya<br>gelmişti. Ellerindeki araçlarla bunu uzaktan yapmaları mümkün değildi.<br>Bunu üniversitenin bilgisayarının başında yapmaları gerekiyordu. Bu iş<br>için yanlarına eski arkadaşları Roscoe’yu aldılar. Kevin tanındığı için<br>üniversiteye girmeyecek, işi Lenny ile Roscoe bitirecekti. Roscoe<br>kendisini bir öğrenci olarak tanıtıp kopyalaması gereken dosyalar<br>olduğunu söyledi ve kartuşun bilgisayara takılmasını sağladı. Sonra<br>Lenny ile buluşup telefonla Kevin’a haber verdiler. Kevin bilgisayara<br>uzaktan bağlanarak dosyaların kopyalanması için gereken komutları<br>verdi. İşlem bitince Roscoe kartuşu aldı. Dosyalar çok büyük olduğu<br>için bu işlemleri birkaç kez yapmaları gerekti ama sonunda VMS’in<br>kaynak kodlarına sahip oldular. Artık bu kodu inceleyip işletim<br>sisteminin açıklarını bulabilirlerdi. <br><br>Bu sırada hem üniversitede hem de Digital Equipments’da sisteme<br>birilerinin girdiği anlaşılmıştı. Kevin ve Lenny’nin de okudukları<br>e-postalar ile yakından bildikleri gibi Digital Equipments içinde üç<br>kişi hemen hemen tüm zamanlarını bu işi çözmeye adamışlardı. Ama Kevin<br>ve Lenny yine bu e-postalardan Digital Equipments’ın onları bulsa bile<br>kolay kolay suçlayamayacağını öğrenmişlerdi. Firmalar kendi<br>sistemlerine birilerinin girdiğinin öğrenilmesinden hiç de memnun<br>kalmıyorlardı. Yine de her iki kurum da onları saptamak için ellerinden<br>geleni yapıyorlardı. Kendilerine gelen telefon bağlantılarını izlemek<br>için Telekom şirketleriyle birlikte çalışıyorlardı. Kevin telefon<br>sistemini iyi tanıması nedeniyle aramalarını hep çağrı yönlendirme<br>yöntemiyle yapıyor ve izleme sonunda rasgele numaralara erişmelerini<br>sağlıyordu. Bir keresinde rastgele numara orta doğudan göçen bir adamın<br>numarası çıktı. Adamın evi FBI tarafından basıldı ama ajanlar<br>televizyon seyreden bir adamdan başka bir şey bulamadılar.<br><br>Bu arada Lenny ile Kevin arasında sorunlar baş göstermeye başladı.<br>Lenny daha normal bir hayat sürmek istiyordu: Hacker’lık dışında<br>faaliyetlerle ilgilenmek, kız arkadaşına daha fazla zaman ayırmak<br>istiyordu. Kevin ise tek bir şeye saplanmıştı: Daha çok, daha çok<br>bilgisayar sistemine girmek. Lenny’i de kendisiyle çalışmaya<br>zorluyordu. Lenny, Kevin’ın ilerde kendi aleyhinde kullanabileceği<br>bilgileri topladığını düşünüyordu. Sık sık tartışıyorlardı. Kevin her<br>işlerinde "bu sonuncu olacak başka bir hacking yapmayacağız" diyordu<br>ama birisi bitince bir başka işi başlatan da yine hep o oluyordu. Kevin<br>çalışmaları ile ilgili olarak da karısına sürekli yalanlar söylüyordu.<br>Lenny’nin arkadaşları Roscoe’yu arayıp durumdan yakındı. Roscoe da<br>Kevin’ın halinden memnun değildi ve ona şimdiden iyi bir avukat<br>bulmasını önerdi. Kevin çığırından çıkmıştı: VMS işletim sisteminin<br>kaynak kodunu kopyaladıktan sonra şimdi de yine Digital Equipments’dan<br>Doom adında bir oyunu kopyalamak istiyordu. <br><br>Lenny için bu kadarı fazlaydı. İşindeki amirleriyle konuşup durumunu<br>anlattı. Birlikte hem Digital Equipments’ı hem de FBI’ı aradılar ve<br>durumu anlattılar. Lenny o ana kadar elde ettikleri 36 adet kartuşu<br>FBI’a teslim etti. Birlikte Kevin’a bir tuzak hazırladılar. Lenny’nin<br>üstüne mikrofon ve teyp yerleştirdiler. Lenny her akşam olduğu gibi<br>işyerinde Kevin ile buluştu. Bu sırada FBI ve Digital Equipments<br>güvenlik elemanları da aynı binada onları izliyordu. Kevin sabah saat<br>3’e kadar çalışmayı sürdürdü. Ertesi sabah FBI ajanları ve Digital<br>yetkilileri bir toplantı yaptılar. Her zamankinin aksine bu sefer<br>Digital Equipments da geri çekilmemeye karar vermişti. O gün akşam<br>Kevin tutuklandı. Yıl 1988 idi.<br><br>Kevin’ın tutuklanışı gazetelere manşet oldu. Haberlerde onun basit bir<br>telefonla nükleer savaşa yol açabileceği, toplum için bir tehdit<br>oluşturduğu işleniyordu. Kevin maksimum güvenliğin sağlandığı bir<br>hapishaneye kondu. Digital Equipments firması Mitnick’in kendilerine<br>verdiği zararın 160 bin dolara mal olduğunu iddia etti. Kevin mahkemede<br>bazı suçlamaları kabul etti, yaptıklarından dolayı özür diledi ve bu<br>tür şeyleri bir daha tekrarlamayacağına söz verdi. Mahkeme onu bir yıl<br>hapis ve altı aylık bir tedavi ile cezalandırdı. İyi hali<br>görüldüğünden, 1990 yılının baharında, cezasının tümünü tamamlamadan<br>hapishaneden şartlı olarak çıktı. Hapishaneden çıktığında karısı<br>boşanmak istedi: Bütün olan bitenden bıkmıştı. <br><br>Kevin hapisten çıktığı zaman eski arkadaşı Susan ile görüşmeye başladı.<br>Kevin kilo vermişti ve düzenli bir işte çalışıyordu. Susan, sonradan bu<br>döneminde Kevin’ı baştan çıkarmaya çalıştığını söyleyecekti. Onun<br>yatakta nasıl olduğunu merak ediyordu. Ama Kevin’ın bu taraklarda bezi<br>yoktu. Susan vazgeçti. Daha sonra “isteseydim onunla yatardım”<br>diyecekti.<br><br>FBI, hapisten çıkan Kevin'ın ıslah olduğuna inanmıyordu. Justin<br>Petersen adında eski bir hacker'ı Kevin'ın peşine taktı. Justin, hem<br>Kevin, hem de Roscoe ile ilişkiye geçip onları bilgisayarlara girme<br>konusunda cesaretlendirdi.Üçü birlikte bir çok bilgisayara girdiler.<br>Kevin, Justin'in ajan olduğunu farkedince bir avukata danışıp onunla<br>yaptıkları görüşmeleri teybe kaydettiler. Ama çok geçti. Şartlı<br>salıverme kurallarını ihlal ettiği için Kevin hakkında tutuklama kararı<br>çıkartıldı. Kevin yakalanmamak için kaçmaya başladı. Sürekli şehir<br>değiştiriyor, alışverişini hep nakit paralarla yapıyordu.<br>Bilgisayarlara girme huyundan vazgeçememişti. Gelişen teknoloji ile<br>birlikte bir dizüstü bilgisayar, bir hücresel telefon ve modemle<br>çalışmak yeterli hale gelmişti. İnternet'in yaygınlaşması da ona hizmet<br>ediyordu. Bir yerel İnternet hizmet sağlayıcısına bağlanıyor oradan da<br>İnternet'te yaygın olarak kullanılan Telnet programı ile istediği<br>sisteme bağlanabiliyordu. <br><br>Bu sırada Digital Equipments firmasına VAX sistemlerinin hatalarını<br>rapor eden İngiliz'le arasında garip bir bağ oluştu. Kevin, İngiliz'in<br>firmaya gönderdiği e-postaların hepsini okuyabiliyordu. Bu<br>e-postalardan ne kadar bilgili bir kişi olduğunu anladığı İngiliz'e<br>karşı hayranlık besliyordu. Bu hayranlığın sonunda kendisini telefonla<br>aramaya bile başladı. Telefon görüşmeleri 2, 3 bazen 4 saat sürüyordu.<br>İngiliz'in FBI ile bağlantılı olarak onu yakalamaya çalıştığını<br>öğrenince büyük hayal kırıklığına uğrayıp bağlarını koparttı. <br><br>1994'ün son aylarında Kevin Seattle kentindeydi (Microsoft'un da<br>merkezinin bulunduğu Amerika'nın kuzeydoğusundaki bir kent) . Brian<br>Merril adıyla bir hastanede bilgisayar teknisyeni olarak çalışıyordu.<br>Şehrin telekom şirketinin iki dedektifi telefon korsanlığını<br>araştırırken onu buldular. Tarama cihazı ile binasına kadar ulaşıp<br>telefon konuşmasını dinlediler. Kevin karşısındakiyle bir bilgisayar<br>sistemine nasıl girileceğinden konuşuyordu. Ama arama emri ancak birkaç<br>ay sonra çıkarılabildi. Arama yapıldığında da Kevin'ı bulamadılar.<br>Kevin yine kaçmayı başarmıştı. Kaçtığı yer Amerika'nın doğusundaki<br>Raleigh kentiydi. Bu kentte son ve en uzun hapis cezasına<br>çarptırılmasına neden olan işini yapacaktı: Japon kökenli bir Amerikalı<br>olan Tsutomo Shimomura'nın bilgisayarına girmek.<br><br>Tsutomu Shimomura dünyaca ünlü bir fizikçi olan Richard Feynman'dan<br>ders alan parlak bir astrofizikçi idi. Ama astrofizik onu kesmiyordu.<br>19 yaşında Los Alamos Ulusal Laboratuvarında işlemci mimarisi ve<br>hesaplama yöntemleri üzerinde çalışmaya başladı. Daha sonra San Diego<br>Süper Bilgisayar Merkezinde çalışmaya başladı. Kendini beğenmiş<br>birisiydi. Karşısındaki kişi onun konularından anlamıyorsa Tsutomu için<br>değersizdi. Bilgisayarları çok seviyor ve bilgisayar güvenliği alanıyla<br>yakından ilgileniyordu. Bu özelliği yüzünden Hava Kuvvetlerine ve NSA'e<br>güvenlik konusunda danışmanlık yapıyordu. Bilgisayarına girildiğini<br>farkettiğinde çok şaşırdı, çok bozuldu ve bunu kişisel bir tehdit<br>olarak algılayıp bilgisayarına gireni takip etti. Yakalayana dek.<br><br>Tsutomu'nun sistemine giren kişi iz bırakmamak için günlük dosyalarını<br>(log files) silmişti. Ama Tsutomu çok önceden tedbirini almıştı: Günlük<br>dosyalarının bir başka bilgisayara düzenli olarak gönderilmesini<br>sağlamıştı. Bu dosyaları bir master öğrencisi düzenli olarak<br>inceliyordu. Bu öğrenci normalde hep artması gereken günlük<br>dosyalarının son kopyasının küçülmüş olduğunu gördüğünde yolunda<br>gitmeyen bir şeyler olduğunu farketti. Durumu Tsutomu'ya haber<br>verdiğinde Tsutomu kayak yapmaya gidiyordu. Tatilini iptal edip hemen<br>San Diego'ya döndü. <br>Tsutomu'nun bilgisayarlarına saldıran kişi IP spoofing denilen bir<br>tekniği kullanıyordu. Chicago'daki Loyola Üniversitesinden girdiği<br>sanılan birisi, bilgisayarının IP adresini Tsutomu'nun ağındaki bir IP<br>adresi olarak göstermişti. Saldırgan bu yolla Tsutomu'nun birçok<br>bilgisayarından düzinelerce dosyayı kopyalamıştı. Tsutomu bu tekniği<br>duymuştu ama gerçekleştirilmesi çok zor olduğu için uygulandığını hiç<br>görmemişti.<br><br>Tsutomu bilgisayar güvenliği konusunda çalışan kişilerin çoğu gibi<br>Kevin Mitnick'i duymuştu. Kevin'ın arandığını da biliyordu. Saldırganın<br>o olduğundan emin değildi ama araştırmaya hemen başladı. Önce<br>saldırganın neleri çaldığını buldu: Hücresel telefon kodları,<br>Tsutomu'nun e-postalarını ve çeşitli güvenlik araçlarını içeren özel<br>klasörü (home directory) birçok başka dosya. Tsutomu<br>bilgisayarlarındaki güvenlik önlemlerini arttırıp tatiline döndü.<br>Sonraki günlerde Tsutomu, Bruce Koball adında birisi tarafından arandı.<br>Bruce San Francisco'da yaşıyordu ve internet hesabına ayrılan disk<br>alanının Tsutomu'nun dosyaları ile dolduğunu bildiriyordu. Bu alanda<br>Tsutomu'nun yaklaşık 150MB'lık dosyası bulunuyordu. Tsutomu San<br>Francisco'ya uçup İnternet Hizmet Sağlayıcısının merkezine karargah<br>kurdu. Buradan kendi sistemlerine giren kişiyi izlemeye başladılar.<br>Onun klavyede bastığı her tuşu takip edebiliyorlardı. Saldırganın o<br>bölgedeki başka İnternet Hizmet Sağlayıcılarına (ISP) da girdiğini ve o<br>sistemleri de parmağının ucunda oynattığını farkettiler. Karşılarındaki<br>kişi sıradan birisi değildi. Saldırganın aslında yine o yöredeki başka<br>bir ISP'den girdiğini farkedince karargahlarını oraya taşıdılar. Orada<br>saldırganın ISP'nin 26000 müşterisine ait kredi kartı bilgilerini elde<br>etmiş olduğunu gördüler (bu kredi kartı bilgilerinin kullanılıp<br>kullanılmadığı hiç anlaşılamadı). Saldırgan ondan fazla kişinin<br>e-postalarını izliyordu. Bu e-postalar içinde "itni" ifadesini<br>arıyordu. Tsutomu'nun kuşkusu kalmamıştı: Aradıkları kişi Kevin<br>Mitnick'ti.<br><br>Bu sırada saldırganın aramayı Raleigh'den (ABD'nin öbür tarafı)<br>başlattığı saptandı. Aramalar bir hücresel telefon ve modemle<br>yapılıyordu. Tsutomu tası tarağı toplayıp Raleigh'e uçtu. Orada telekom<br>şirketi Sprint'in bir teknisyeni ile birlikte bir arabaya atlayıp<br>telefon görüşmelerini taramaya başladılar. Otuz dakika içinde Kevin'ın<br>yeri saptandı. FBI'a haber verildi. Kevin'ın kanıtları yok etmemesi<br>için hızlı hareket etmeleri gerekiyordu. Sabahın ikisinde ajanlar<br>kapıyı çaldılar. Kevin'ın ilk sorduğu şey arama belgesiydi. Ajanlar<br>arama belgesini gösterdiklerinde adresin yanlış yazılmış olduğu<br>anlaşıldı. Ama bu Kevin'ın içeri giren ajanlar tarafından<br>tutuklanmasına engel olamadı. Beş yıl hapishanede kaldı. 21 Ocak<br>2000’de serbest bırakıldı fakat gözetim altında kaldı. Telefon<br>kullanamıyor (annesini araması dışında). Bilgisayara el süremiyordu.<br>ABD dışına çıkması yasaktı. Geçimini konferanslara katılarak<br>sağlıyordu. 21 Ocak 2003 yılında üzerindeki kısıtlamalar kaldırıldı.Şu<br>an kurucusu olduğu Mitnick Security Consulting,LLC ‘de çalışıyor. </font>
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ilk bilgisayar korsani kevin mitnick
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SiteMiz KapaLıdır [BakımDa] :: Programlar :: Antivirüs Programları ve Windows Güvenliği-
Buraya geçin: